23 Ağustos 2012 Perşembe

Kimsesiz Mektup

  Sana her baktığımda yüreğimin yanışını hissediyorum. Bazen uyumayıp mesajını beklediğim geceler oluyor. Bazense ''günaydın'' dememenle başlayan sabahları kovuyorum. Sen her gülümsediğinde bana, ben içimden yüz kere daha gülümsüyorum belki de. Artık tutamıyorum içimdeki bu kıvılcımı. Son baharın yaklaştığını gösteriyor takvimler fakat benim için menekşeler, güller, sümbüller daha yeni açıyor. Şimdi ötmeye başlıyor güzel sesli kuşlar. İnsanlar etrafımda cıvıl cıvıl sanki. Seninle konuştuğum, olduğum her dakika cennetten bir parça benim için. Sensiz geçirdiğim her saniye ise susuz bir yaz geçiren masum sokak kedisinin ölümü sessiz bekleyişi gibi. Gelmeni bekliyorum, ne kadar gelirsen gel, daha çok gelmeni istiyorum. Benimle ol, dünyada benden başka kimse sana bakmasın, seninle konuşmasın... Biliyorum ki her geçen saat bizim. Birlikte izleyelim diye her akşam batsa da güneş, her sabah bizim için tekrar doğuyor. Bazen serin oluyordur havalar belki, ama ben hissetmiyorum. Çünkü yanımda, aklımda, kalbimde, benliğimde olduğun her an, sana sarılıyorum. Bi' yaz güneşi gibi ısıtıyorsun içimi. Sıradan bir sıcaklık değil bu, kim gelirse gelsin söndüremez içindeki yangını. Seni ilk gördüğüm anı hatırlıyorum... Her nefes alışım senin için artık, bil ki kalbim her attığında seni düşünüyorum. Sadece gözlerime bak istiyorum. Doğrudan gözlerime, içime bak beni gör istiyorum. Tıpkı güneş gibi, kavga ettiğimizde bat ama sabah olduğunda yeniden doğarak beni hiç terk etme istiyorum, seni seviyorum. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder